Danışmanlık ve psikoterapi birbirinden farklıdır

“Psikoterapi” ve “danışma” terimleri zaman zaman birbirine karıştırılmaktadır. Teknik olarak açıklayacak olursak; “danışman” öneride bulunandır. Bu kavram birçok öneri için geçerlidir. Mali planlamalar ve ruhsal sorunlara karşı yol gösterme bunlardan bazılarıdır. Hemen hemen herkes, eğer öneren rolündeyse kendini danışman olarak tanımlayabilir. Danışma bir psikoterapistle olan ilişkiyi ifade etmekte de kullanılabilinir.

Ancak ruh sağlığında “danışma” genellikle bir konuya odaklanarak o konuda nasıl davranılacağının ya da başa çıkılacağının çözümünü bulmaktır. Daha çok belirli bir semptoma (belirti, emare) ya da sorun yaratan duruma yöneliktir ve kısa süreli bir tedavidir.

Diğer yandan “psikoterapi” genellikle devam etmekte olan kronik fiziki ve duygusal sorunlara odaklanan ve danışmaya göre daha uzun süren bir tedavidir.

Benzer anlamlar olsa da, ikisi arasında bazı önemli farklılıklar vardır.

 Danışmanlık; rehberlik etme, sorunları saptama, çözümünde yol gösterme, çözüm geliştirme ve karar verme davranışlarını sağlıklı bir biçimde yönlendirme ve konuşarak tartışma ortamında danışan bireye ‘’iç görü kazandırma’’, farkındalık yaratma faaliyetidir.