Date:Mayıs 03, 2017

Çocuklarımıza ölümü dürüstçe anlatmalıyız

Yetişkinler günlük dilde konuşurken ölümle ilgili pek çok cümle kurarlar. Ya da televizyonlarda, dizilerde, filmlerde çocuklar ölümle ilgili farklı şeyler duyarlar. Zaman zaman da yetişkinler kaybedilen birinin ardından çocuklara;

  • “Huzura erdi”
  • “Sonsuz bir uykuda..”
  • “Daha iyi bir yere gitti..”
  • “Bulutların üzerinde.. gökyüzünde..”
  • “Allahın yanına gitti..”,
  • “ Allah baba, onu yanına aldı..”
  • “Melek oldu..”
  • “Yukardan bizi izliyor”.. gibi açıklamalar yaparlar.

Ölümü anlama ve kavrama yaşı, çocuktan çocuğa fark eder. Çocukların bilişsel yetileri, kültürel ve dini inanışlar, çocuğun doğrudan (tanıdık birinin kaybı) ve dolaylı olarak ( kitaplar, filmler, okul arkadaşları vs.) ölümle ilgili deneyimleri ölümü anlama düzeyini etkiler. Araştırmalar; çocuklarda ölüm kavramının ya hep ya hiç şeklinde değil parça parça geliştiğini, basit fikirlerden karmaşığa, somuttan soyuta doğru ilerlediğini göstermektedir.

Ölümün çocuklar için iki rahatsız edici noktası vardır, bunlar kayıp ve bitiştir. Kayıp; gerçek endişeyi oluşturur. Annenin terk etmesi ile ölümü olasılıkları çocuk için eşit düzeyde rahatsız edicidir. Çocukların yas sürecini anlaması ve aile üyeleri ile duygularını paylaşması için gerçekler mümkün olduğunca en kısa zamanda söylenmelidir. Çocuklara kayıpla ilgili bilgi anne baba tarafından verilmelidir. Konuyu kapatmadan, çocukların soru sorması için cesaretlendirilmesi gerekir.

Kayıp karşısında ebeveynler duygularını tam olarak göstermelidirler. Böylece çocuklar da hislerinin normal olduğunu anlayacak ve dışa vurabileceklerdir. Melek oldu gibi açıklamalar, iyi olan insanların öldüğü fikrini doğurabilir. “Örneğin: öldükten sonra ne olduğunu tam olarak bilmiyorum, ama ben şuna inanıyorum…gibi” bir cümle kurmak daha iyi olacaktır. “Gökyüzünde”, “uyuyor”, “gitti” gibi açıklamalar farklı korkular oluşturabilir. Bunun yerine sade bir şekilde anlatılmalı, sevgiyle sarılarak daha çok birlikte zaman geçirmeye özen gösterilmelidir. Sorularına bilmesi gerektiği kadar ve net cevaplar verilmeli, ebeveynler bilmediklerini söylemeye çekinmemelidirler. bilmiyorsa, bilmediğiniz söyleyebilirsiniz. Çocuklar ölümle ilgili sık sık aynı soruları sorabilirler. Her seferinde sıkılmadan cevap verilmelidir. Birlikte oyunlar oynanmalı ve çocukların yaşıtları ile bir araya gelmesi sağlanmalıdır. Resim ve bedensel faaliyetlere ağırlık verilmeli, düzen değişikliği yapılmamalı, cenazelere 6 yaştan önce mümkünse çocuklar götürülmemelidir.